TÜRKİYE KONYA’DA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE YAPILAN YÖRESEL MUTFAK UYGULAMALAR


1. Giriş
Dilimize Arapça “matbah” sözcüğünden geçen mutfak; yemeğin pişirilip, saklanıp
korunduğu yer anlamına gelmektedir (Kut, 2000). Türk mutfağı, mutfak mimarisi, araç
gereçleri, yemek çeşitleri, pişirme yöntemleri, sofra düzenleri, servis usulleri, kış için hazırlanan
yiyecekleriyle kendine has bir üslubu olan geniş bir kültüre sahiptir (Halıcı, 2001). Türk mutfak
kültürü incelediğinde; yemeğin sadece bir beslenme aracı olmadığını, sosyal düzeni sağlayan
önemli bir unsur, devlet idaresi ve resmî törenlerde, komşuluk ilişkilerinde ve misafirlerin
ağırlanmasında diğer faaliyetler kadar etkili olduğu görülmektedir (Şimşek, 2002).
İlk çağlardan bu yana, yemek ve inanç arasında değişik şekilde yorumlanan bir ilişki
mevcuttur. Geçmişten günümüze yiyecek malzemelerinin temini insanüstü güçlerin, tanrıların
ya da tek bir tanrının bağışı ya da esirgemesi olarak düşünülmüş, bolluk ve bereket
dönemlerinde duyulan “şükran” ve “minnet”, açlık ve kıtlık dönemlerinde ise dile getirilen
“yakarış” yemek ve ritüeli bir arada tutmuştur. Bu nedenle, yemek konusunda söylenen
masallar, efsaneler ve öyküler de en az yemek kadar yaşamımızda yerini almıştır (Abacı, 2005).
Değişik besinlerin tat vericilerle birlikte belirli yöntemlerle hazırlanıp pişirilmesi işlemi
olarak tanımlanan yemek, bir yiyeceği ifade ettiği gibi, aynı zamanda yiyeceğin hangi
malzemelerle, ne ölçüde, hangi araç gereçle hazırlanacağı, nerede ve hangi yöntemlerle
pişirileceği, nerede saklanıp, nasıl servis edileceği ve tüketileceği anlamında da kültürel bir
olguya işaret etmektedir (Baysal, 19905; Yurdigül, 2010). Yemek, geçmişten günümüze
insanoğlunun hayatında oldukça önemli bir yer tuttuğu gibi, toplumlarda kültürel bir olgu ve
biyolojik bir zorunluluktur (Moulin, 2001).
Yemek; ait olduğu kültürün özelliklerini barındırdığı, pişirme ve sunma
alışkanlıklarının kültürle eşdeğer bir takım algılamalar ve aitlikler içerdiğini görmek
mümkündür. Ancak; yemek ve yemek kültürü, insanoğlunun hayatında bu derece önemli bir
yere ve tarihe sahip olmasına rağmen, bir uzmanlık alanı olarak incelenmesi ve araştırılması
oldukça yenidir. Çünkü yemek ve yemek kültürü konusu, sosyal bilimlerde yer alan birçok alan
gibi yakın geçmişe kadar araştırmacılar tarafından önemsiz görülerek uzun süre ihmal edilmiştir
(Yenal, 1996; Yurdigül, 2010).
Fakat günümüzde; tarih uzmanları yemeğin tarihini, antropologlar yemeğin
antropolojisini, beslenme uzmanları ve diyetisyenler yemeğin sağlık yönünü, ilahiyat uzmanları
yemeğin din ile ilişkisini, spor uzmanları yemeğin beden eğitimi ve sağlık açısından yönünü,
turizmciler yemeğin turizm ve turist açısından önemini, gastronomi uzmanları ise yemeğin her
yönünü incelemektedirler.

1731 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
Bu çalışma, Konya’da geçiş dönemleri, kutsal ve neşeli günlere dayanan özel günlerde
yapılan uygulama ve ikramların kaynak kişilerden derlenerek kayıt altına alınması ve gelecek
kuşaklara aktarılması amacıyla yapılmıştır.
2. Yöntem
Çalışma, 2013 yılında Konya mutfak kültürüne ait bilgilerin edinilmesi amacıyla,
Konyalı ailelerin büyükleri ile araştırmacıların tarafından yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak
elde edilen bilgilerin derlenmesiyle hazırlanmıştır.
Çalışmadan önce aile büyüklerine sorulacak sorular belirlenmiş, Konya Mutfak
Kültürü’nün eski gelenekleri ile günümüz geleneklerini kapsayacak soruların sorulmasına ve bu
sorulardan gelecek muhtemel cevaplar ile çalışma konusunun uyum göstermesine dikkat
edilmiştir. Çalışma süresince, elde edilen bilgiler bir araya getirilerek Konya Mutfak
Kültürü’nün dününü ve bugününü kapsayacak şekilde derlenmiştir.
3. Konya Mutfağı
Selçuklu Devleti’nin başkenti olan Konya, sahip olduğu mutfak kültürü ve yemekleri ile
Türk mutfağının temel taşlarından biri konumundadır. Konya mutfağı; sadece yemekleriyle
değil, mutfak kültürü, sofra düzeni, pişirme yöntemleri, mutfak araçları, mutfak mimarisi ve
servis düzenleriyle Anadolu’nun damak zevkini yansıtır. Kendine özgü bir mutfak ve yemek
kültürü geliştirmiş olan Konya’da yemek kadınların maharetlerini göstermesi, misafire en
lezzetlisini, tazesini ve güzelini ikram etmek anlamına gelmektedir. Kadınlar arasındaki “en
iyisini yapma” konusundaki yarış, Konya mutfağının gelişmesinde en büyük faktörlerden biri
olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Konya’daki kadınlar, her yemek yapışlarında
daha iyisini yapmak tutkusuyla Konya mutfağının bugünkü zenginliğinin mimarı olarak
bilinmektedir (Çölbay, 2013; Önecek, 2013; Şan, 2013).
Zamanla giderek zenginleşen Konya mutfağı, bazı değişikliklerle günümüze kadar
ulaşmayı başarmıştır. Günümüzde geleneksel Konya mutfağı, davet sofralarının yanı sıra,
Konyalı ailelerin gündelik öğün sofralarında da yaşamaktadır. Davet sofraları değişse de yapılan
yemekler lezzetleriyle ve servisleriyle halen sofralarda yerini almaktadır (Gönül, 2013; Koçak,
2013).
3.1.Günlük Öğünler
Yemek öğünleri bugün olduğundan çok farklı olan Konya’da, kuşluk ve akşam olmak
üzere günde iki öğün yemek tüketilmekte, kış mevsimi ile yaz mevsimi beslenme şekli farklılık
göstermektedir (Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).

1732 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
3.1.1. Kış Mevsimi
Kuşluk Öğünü
Konya’da hem sabah kahvaltısı hem de öğlen öğünü yerine geçen kuşluk öğünü,
yiyecekleriyle ağır bir öğün olmaktadır. Kışın özellikle tarhana çorbası, sündürme, pekmez,
papara, pastırma, kavurma, yufka ekmek, tandır ekmeği, küflü peynir, tereyağı en çok tüketilen
yiyecekler arasındadır (Küçükkılıç, 2013; Yılmaz, 2013).
Akşam Yemeği
Konya’da esas öğün olan akşam öğünü hava karardıktan sonra yenilir ve Konyalı aileler
için ayrı bir önemi taşımaktadır. Akşam sofraları, erkekler evde olduğu için çok özenilerek
hazırlanmakta ve her şeyin eksiksiz olması beklenmektedir. Sofrada tatlı ve börek olmazsa
olmazlardan olup, böreklerden su böreği, tatlılardan ise katmer tercih edilmektedir (Küçükkılıç,
2013; Yılmaz, 2013).
3.1.2. Yaz Mevsimi
Kuşluk Öğünü
Yazları Konya için zengin bir mevsimdir. Yiyecek-içecek, üretim, kışa hazırlık çok
olur, peynir, yağ, yoğurt taze taze evlerde yapılır. Sebze-meyve bahçelerde yetiştirilir. Kuşluk
yemeği, yaz aylarında domates, peynir, kayısı, üzüm, tereyağı ve yoğurt gibi hafif yiyeceklerden
oluşur (Küçükkılıç, 2013; Yılmaz, 2013).
Akşam Yemeği
Konya’da etli yemekler sık tüketilir. Etsiz bir akşam sofrası olmaz, ancak yazın etli taze
sebzelerle (patlıcan, fasulye, kabak vb.) yemekleri pişirilir. Tatlı yerine mevsim meyveleri
(kavun, karpuz, üzüm vb.) tüketilir (Küçükkılıç, 2013; Yılmaz, 2013).
3.2. Geçiş Dönemlerinde Yapılan Uygulamalar
3.2.1. Doğum
Konya’da doğum, bereket anlamına gelmektedir. Sadece aile bireyleri değil komşular,
akrabalar, eş, dost heyecanla ve coşkuyla bu sevinci paylaşırlar. Ziyarete gelenler palize,
sahanda yumurta, yoğurtlu yarma, peynirli pişi getirirken, ev sahipleri de gelen misafirlere
lohusa şerbeti ikram etmektedirler (Çölbay; 2013; Önecek, 2013; Yeniterzi, 2013).

1733 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
3.2.2. Diş Buğdayı
Eski bir Konya geleneği olan diş buğdayı, ilk dişin çıkışını kutlamak için yapılır ve
çocuğun dişlerinin daha sağlam olması, çabuk büyümesi ve rızkının artması niyeti ve dileğiyle
aile ve yakın akraba arasında düzenlenen bir kutlamadır.
Yakın akrabaların davet edilerek hazırlanan diş buğdayı kutlamasına gelen misafirlere
hazırlanan tatlı, tuzlu yiyecekler ile şerbetler ikram edilmektedir (Çölbay; 2013; Önecek, 2013;
Yeniterzi, 2013).
3.2.3. Sünnet
Erkek çocuk Konya ailesinde şandır. Çocuğun şerefine yapılan sünnet törenleri çok
gösterişli olur. Sünnet töreninin vazgeçilmezi bugüne kadar varlığını sürdüren mevlit töreni,
kenevir helvası ikramıdır.
Ayrıca gelen misafirler tarafından çocuğun yatağına yarpız (naneye benzer bir ot,
yabani nane) atılır. Bu gelenek, çocuğun çabuk ayağa kalkacağına inanılarak yapılmaktadır
(Gönül, 2013; Şan, 2013).
3.2.4. Askere Uğurlama
Askerlik çağına gelen gençler, askere gitmeden 15-20 gün önce akraba ziyaretlerine
başlamaktadır. Akrabalar tarafından, kendilerini ziyarete gelen gençlere çeşitli yemekler yapılır
ve bu ziyaretler askere gideceği güne kadar devam etmektedir.
Askere gidecek mahalle gençleri toplu olarak ev ev dolaşıp mahalle sakinlerini ziyaret
ederler. Gittikleri hane sahibi, askere gidecek gençlere para vermekte, ayrıca gençlerin
boyunlarına asılan poşete bulgur, pirinç gibi bakliyatlar atılmaktadır. Gençlerin askere gitmesine
bir gün kala, topluca asker düğünü yapılmakta ve masrafları askerin aileleri tarafından
karşılanan, mahallede askere gidecek gençlerin ve arkadaşlarının davet edildiği asker yemeği
verilmektedir (Gönül, 2013; Şan, 2013).
3.2.5. Söz Kesme
Konya’da söz kesme, “sıcak şerbet”, “amin deme” gibi isimlerle bilinmektedir. Gelin ve
damadın yakın akrabaları gelerek söz yüzüğü dualarla takılmakta, sonrasında ise misafirlere
tarçınlı sıcak şerbet ikram edilmektedir (Gönül, 2013; Koçak, 2013; Şan, 2013).
3.2.6. Nişan
Konya’da nişan, kız evi düğünü olarak tanımlanmaktadır. Nişan töreni tarihinde erkek
ve kız tarafı aile büyükleri ve akrabaları kız evinde toplanır. Bir kap içine şerbet, şerbet boyası

1734 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
(lohusa şekeri) konur, kabın sapına kayınvalide bir altın bağlar. Şerbetin kabına, hoca şerbet
duasını okunduktan sonra şerbet dağıtılmaktadır. Sonra erkek evi tarafından hazırlanan ve
“çetnevir” adı verilen içinde kabuklu fıstık, lokum, üzüm, leblebi, incir, fındık… gibi
yiyeceklerin bulunduğu siniler misafirlere ikram edilmektedir. Servis edilen çerezler yendikten
sonra aile büyükleri ve akrabalar tarafından hediye anlamında sininin içine para atılmaktadır
(Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).
3.2.7. Düğün Hamamı
Gerek düğün öncesi düzenlenen gelin hamamı, gerekse düğün sonrası düzenlenen kırk
hamamına katılan davetli hanımlar, hamamda tüketmek amacıyla yiyecekler hazırlamaktadır.
Genellikle evde hazırlanıp hamam getirilen yiyecekler arasında; sarmalar, dolmalar, salatalar,
baklavalar, kayganalar…gibi yiyeceklerden, içecekler ise soğuk şerbetler, kompostolar ve
meşrubatlardan oluşmaktadır (Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).
3.2.8. Kına Gecesi
Düğün gecesinden bir gece önce, kız evinde yapılan eğlenceye kına gecesi adı verilir.
Hüzün ve sevincin bir arada yaşandığı kına gecesinin ilk saatleri neşe içinde oynayarak geçer.
Ancak gecenin sonuna doğru hüzünlü bir hava gece üzerine çökmeye başlar. Gecenin sonunda
davetliler evlerine dağılmadan gelinin annesi kızın arkadaşlarına çerezlerden, yemişlerden,
meyvelerden oluşan bir sofra hazırlar (Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).
3.2.9. Zamah/Çetnevir
Kız evinde kına gecesinin düzenlendiği gece oğlan evinde de “zamah” (samah)
eğlencesi düzenlenmektedir. Eğlence gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etmekte, kadınlar
gelinin çeyizini ve evini yerleştirirlerken erkekler de güvey gezisi yapmaya hazırlanırlar.
Gençler toplandıkları evde hazırlanan yemekleri çerez ve içecekleri yer içer eğlenirler
(Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).
3.2.10. Düğün
Konya’da düğün geleneği Anadolu kültürünün devamı olarak görülmektedir. Düğün
hazırlıkları ve eğlenceleri düğün tarihinden bir hafta öncesinden başlamaktadır.
Düğün yemeği için aşçılar tutulur, kız tarafına kına davarı (koç), bir teneke helva, bir
sandık lokum, kırmızı akide şekeri ve peynir şekeri gönderilir. Ayrıca erkek evinde yemek
hazırlığı yapıldığı gibi kız evinde de yemek hazırlığı yapılmaktadır.
Düğünde gelen davetlilere servis edilen yemekler; Yoğurtlu çorba, boz sulu, bamya,
kayısılı et yemeği, sulu köfte, pirinç pilavı ve baklavadır.

1735 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
Düğün eğlencesi perşembe günü başlamaktadır. Öğle yemeği; gelen misafirlere servis
edilmektedir (Adıgüzel, 2013; Yaman, 2013).
3.2.11. Yüz Açımı
Düğünden bir gün sonra, gelinin ailesi akrabaları ile birlikte erkek evine gidilir.
Kayınvalide gelen davetlilere, çerez ve meyveli bir sofra kurar (Adıgüzel, 2013; Çölbay, 2013;
Koçak, 2013; Yaman, 2013).
3.2.12. Ölüm
Cenaze evi sahibi, definden sonra dua için gelenlere helva pişirip dağıtır. Ayrıca
cenazeye katılanların ölü üzerinde hakkı kalmasın diye cenazenin 7, 40 ve 52. günü misafirlere
ikramlarda bulunulmakta, mevlüt okutulmaktadır. Merhumun defnedilmesinden sonra devam
eden 40 gün boyunca cenaze evine komşular ve akrabalar tarafından hazırlanan yemek
götürülür, ev halkı ve taziye için gelen misafirlerle birlikte yemekler yenilerek aileye destek
olunur (Adıgüzel, 2013; Çölbay, 2013; Koçak, 2013; Yaman, 2013).
4. Sonuç ve Öneriler
Türk mutfak kültürünün temelini oluşturan yöresel yemekler gün geçtikçe önemini
yitirmekte ve unutulmaktadır. Bu noktada, turizm endüstrisinde söz sahibi olan işletmelerin
taahhüdünün eksikliği, Türk mutfağını temsil eden aşçıların yöresel mutfakları benimsemedeki
yetersizlikleri ve Türk mutfak kültürünün diğer ülkelerle rekabet üstünlüğü sağlayıcı bir faktör
olarak algılanmaması dikkat çekmektedir (Arman, 2011).
Kültürler arası etkileşim, dışarda yemek alışkanlığının artması, fastfood (hızlı hazır
yemek) restoranların sayı ve niteliklerinin artması, yeni nesle yöresel yemeklerin aktarılamayışı,
işletmelere gelen misafirlere yöresel yemeklerin sunulmayışı… gibi yöresel mutfak kültürü ve
yemeklerinin yeni nesil tarafından öğrenilmeyip unutulmasına neden olmaktadır. Yöresel
mutfaklar ve yemekler için turizm okulları ve üniversiteler ile yerel yönetimler ve sivil toplum
kuruluşlarınca gerekli araştırmaların yeterince yapılmaması ve yeterli önlemlerin alınmaması
yöresel mutfakların yurt içi ve yurt dışında yeterince tanıtılmamasına ve Türk mutfağı için
tanıtım sorununun meydana gelmesine neden olmaktadır. Konya mutfağı yemekleri de bu
durumdan etkilenmiştir.
Konya mutfağının tekrar canlandırılması, yeni nesillere aktarılması ve turizm
sektöründe tanıtımının arttırılması için;
 Turizm okulları ve üniversitelerin ilgili bölümleri ile sivil toplum kuruluşlarınca
araştırılmalı ve basılı hâle getirilmeli,

1736 Şule ÇÖLBAY – Ümit SORMAZ
______________________________________________
Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 4/4 2015 s. 1729-1736, TÜRKİYE
 Yerel yönetimler Konya mutfağını tanıtıcı seminer, panel ve kursları açmalı ve
açılmasını teşvik etmeli,
 Konya’da bulunan turizm ve restoran işletmelerinin menülerinde tanıtım amacıyla
Konya mutfağından örnekler sunmalı,
 Düzenlenecek festivaller ile unutulan Konya mutfağı tekrar canlandırılmalıdır.
Kaynaklar
ABACI, T. (2005). Rituel ve Yemek, Yemek ve Kültür Dergisi, Çiya Yayınları, İstanbul.
ARMAN, A. (2011). Türk Mutfak Kültürü Tanıtım Sorunu: Mengen Mutfağı Örneği.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Düzce: Düzce Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü.
BAYSAL, A. (1990). Beslenme Kültürümüz, Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları 1230, Kültür
Eserleri Dizisi.
HALICI, N. (2001). Karadeniz Bölgesi Yemekleri, Ankara: Güray Ofset Matbaacılık.
KUT, G. (2000). Mutfağın Günlük Yaşamımızdaki Yeri Dünü-Bugünü, Ankara: Kültür
Bakanlığı Yayınları.
MOULİN, L. (2001). Les Liturgies de la Table, İstanbul: İletişim Yayınları.
ŞİMŞEK, E. (2002). Kadirli (Osmaniye) Mutfağı ve Mahalli Yemekler, İstanbul: Yemek Kitabı
Kitabevi.
YENAL, N. Z. (1996). Bir Araştırma Alanı Olarak Yeme-İçmenin Tarihi ve Sosyolojisi,
Toplum ve Bilim Dergisi, 71, 195-227.
YURDİGÜL, A. (2010). Kültür Endüstrisi Bağlamında Yemek Kültürü Eleştirisi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzurum: Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü.
Kaynak Kişiler
ADIGÜZEL, M. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (60), Emekli, Lise, Konya.
ÇÖLBAY, K. (2013). (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (70), Ev Hanımı, İlkokul, Konya.
GÖNÜL, A. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (61), Ev Hanımı, İlkokul, Konya.
KOÇAK, H. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (66), Ev Hanımı, Okuma-Yazma Yok, Konya.
KÜÇÜKKILIÇ, C. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (71), Emekli, Lisans, Konya.
ÖNECEK, G. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (65), Ev Hanımı, İlkokul Mezunu, Konya.
ŞAN, G. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (58), Ev Hanımı, İlkokul, Konya.
YAMAN, M. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (48), Öğretmen, Lisans, Konya.
YENİTERZİ, Ö.B. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (59), Memur, Lisans, Konya.
YILMAZ, F. (2013). “Özel Görüşme”, Yaş (55), Ev Hanımı, Lise, Konya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir